Yetişkin Eğitimine Tarihsel Bir Bakış
Eğitim Hristiyan Batı’da toplumsal faaliyetlerin büyük bir kısmını elinde tutan kilisenin denetiminde örgütlü biçimde işletilmiştir. Yeni bir dinin önce gönüllü olarak tebliğinin ardından kilise bir kurum
olarak eğitimi tekeline almıştır. Avrupa’da ilk üniversitelerin kurulması yine varlığını manastırlara borçludur. Rektör, dekan gibi idari birimler doğrudan kilise hiyerarşisinin eğitime yansımış biçimidir.
Manastırlar sadece bir münzevi yaşamın sürdürüldüğü yerler değil Aydınlanmayı hazırlayan ilk modern düşünürlerin de yetiştiği yerlerdir. Kopernik bilindiğinin aksine kilise eğitiminden geçmiş dindar bir
araştırmacıdır ve doğrudan kilise tarafından yönlendirilmiştir. Bunun yanısıra manastır yaşamı özellikle teknoloji geliştirme yeri işlevi görmüştür. Antik dönemlerin entelektüel birikimini de sonraki nesillere
manastırlar aracılığı ile ulaştırmıştır.

Batı Eğitiminde ilk kırılma dönemi Rönesanstır. Rönesans öncüleri doğayı keşfetme, kendilerini keşfetme, güçlerinin ve imkanlarının sınırlarını anlamada ve doğayı değiştirip o’na hakim olmada eğitimin rolünü
kavramış kimselerdir(nature versus nurture). Kilise dışı eğitim etkinlikleri hakeza bu dönemde yayılmaya başlamıştır. Bu süreç toplumsal yaşamın her alanında kitlelerin temel birim alındığı totaliter, tek
tipçi ilk dönem modern ulusal eğitim kurumlarının oluşmaya başladığı Sanayi Devrimi sonrasına kadar benzer şekilde devam etmiştir. Sanayi Devrimi sonrasında teknolojik gelişmelerin hızının artmış olması
“değişimin” bizzat kendisinin esas alınmasına sebep olmuştur. Doğal olarak değişime ayak uyduramayanların elendiği bir toplumda hayat boyu eğitim hayati bir önem kazanmıştır.
Yetişkin Eğitiminin dolayısıyla ilk dönemleri kitlelere yönelik okuma-yazma kursları açılmasına ayrılmıştır. Bunları, çalışan kitlelerin iş verimlerini artırmaya yönelik etkinlikler izlemiştir. Okçabol(1996)
yetişkin eğitiminin tarihsel olarak yoğunlaştığı alanları gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere göre sınıflandırmıştır. Buna göre gelişmekte olan ülkelerde okuma-yazma kursları, politik bilnçlendirme, üretimin
artırılmasına yönelik kurslar ön plana çıkarken gelişmiş ülkelerde, “1) Örgün eğitimden yeterince yararlanmış kimseler için tamamlayıcı eğitim, 2) Eğitimden geçmiş kimselere yeni olanaklar sunma, 3) sınırlı
olanakları olana kimselere mesleki eğitim, 4) iyi vatadaşlık eğitimi ve 5) göçmenler için uyum sağlama eğitimi” temel teşkil eder.
Osmanlı’daki eğitimin temel karakteristiği Batı’dakinin aksine Cumhuriyet dönemine kadar yaygın eğitim kategorisine girmektedir. Bu durumun temel nedeni Osmanlı’nın bir imparatorluk olması çok sayıda etnik ve
kültürel yapıy içerisinde barındırması farklı dinlere mensup toplulukların kendi eğitimlerini kendilerinin yapması gibi nedenlerdir. Daha öncede değindiğimiz gibi kitlesel eğitimler modern ulus devlet
anlayışıyla birlikte ortaya çıkmıştır ve devletin eğitimi üstlenmesi Osmanlı toplumu için oldukça yabancıdır. Devle sadece kendi idari mekanizmalarında kullanancağı kimseleri kendi kurduğu mekteplerde(Enderun
Mektebi gibi) yetiştirir.
Yetişkin eğitimi kavramı üzerindeki anlaşmazlıklar farklı anlayışlar sonucunda günümüzde bütün eğitimcilerin itifak ettiği bir başlangıç tarihinin varlığından söz edemiyoruz. Bilakis eğitim tarihi
araştırmaları yapıldıkça her araştırmacı kendi toplumunda yetişkin eğitim etkinliklerinin oldukça eskilere kadar götürmektedir. İnternet üzerinde “yetişkin eğitimi tarihi üzerine yaptığım araştırmalar
sonucunda çoğu yerel yetişkin eğitimi tariihi veren sitelerin birkaçı yetişkin eğitimi etkinliklerinin kendi toplumlarında ne kadar eski olduğunu hatta dünyaya bu konuda öncülük ettiklerini iddia ettiklerine
rastladım. Bunlardan birisi California Eyalet Eğitim Birimi ve Yetişkin Eğitiminde 140 yıllık bir deneyimle diğer eyaletlerden ayrıldıklarını iddia etmekte. Bir diğeri ise Toronto Yetişkin Öğrenci Birliği ki
aynı şekilde 140 yıldır faaliyetlerine devam eden bir kuruluş. Bu kuruluşların benzer şekillerde ilgi alanlarını ise:
• Vatandaşlık Eğitimi
• Mesleki Eğitim
• Ebeveyn Eğitimi
• Aile Ekonomisi
gibi alanlar oluşturmuş.
Yetişkin Eğitimini tarihsel olarak uygulayan kurumlara baktığımızda bunların farklı özgül alanlarda hizmet veren sivil toplum kuruluşları olduğunu görmekteyiz.
Türkiye’de de bu işlevi devlet tarafından düzenlenen büyük kampanyalar ve okullar dışında vakıf ve dernekler gibi STK’ların yüklendiği görülür.
Yusuf Alpaydın
Kaynakça:
1. http://members.tripod.com/~Jpotts/adulted.html
2. http://adulteducation.hypermart.net/history_of_adult_education.htm
3. http://www.tasa2000.com/bhoae.htm
4. Okçabol, R. (1996). Halk Eğitimi (Yetişkin Eğitimi). İstanbul:Der Yayınları. Konuyla İlgili Olabilecek Bu Siteleri Ziyaret Edebilirsiniz
|