TÜRKİYE’DE YETİŞKİN EĞİTİMİ
Bugünkü anlamda Yaygın Eğitim faaliyetlerinden farklı olmakla beraber, Yaygın Eğitim çalışmalarına, hemen her devirde rastlamak mümkündür. Bunların bir çoğu, dinî merasimlerde kendini göstermiş, etkili ve
sürekli bir eylem olarak ortaya konmuştur. Bu hususta Türk destanları, Orhun Kitabeleri ve Dede Korkut Hikâyeleri birer canlı kaynak hüviyetindedir.
Osmanlı Dönemindeki eğitimsel etkinliklerinin niceliksel bütünü örgün eğitimden ziyade yaygın eğitimin alanına girmektedir. Çünkü bu tür etkinlikler çoğu zaman planlı, kayıt olma usulü ile gerçekleşen bir yapı
arzetmez. “Camilerde, tekkelerde, tekke ve zaviyelerde görülen dinsel içerikli etkinlikler birer yetişkin eğitimi uygulaması olarak düşünülebilir.her türlü iş ve meslek yüzyıllardır var olan usta-çırak
ilişkisi ile Ahi örgütleriyle loncalarda görülen etkinliklerinin çoğu yetişkin eğitimidir.”(Okçabol, 1999)

Çeşitli kurum ve vakıflar sayesinde, geniş kitlelerin eğitim faaliyeti gerçekleştiği gibi, toplumun sosyal düzenine katkıda da bulunmuş olunurdu. Selçuklu ve Osmanlı Türkleri halk eğitimi ve Yaygın Eğitim
faaliyetlerini yürütmekte, öncelikle medreselerden istifade etmişlerdir.. Aynı zamanda, devletin kendi iç bünyesi dışında oluşturulan Ahi teşkilâtları ile, gariplere yardım, zulüm görenleri koruma gibi
hizmetler de görülmüş oluyorduİstanbul'un Türkler tarafından fethedilmesinden sonra, Anadolu ve Rumeli'den buraya gelen ve iş bulmak isteyenleri eğitmek, işe hazırlamak maksadıyla Terbiye Ocakları'nın açıldığı
görülür.Bu ocaklar, günümüz yaygın eğitim hizmetlerine benzer faaliyetler yürütmüşlerdir. Bunların yanında, Selçuklu ve Osmanlılarda ordu büyük bir yaygın eğitim hizmeti yürütmekteydi. Devşirme ocakları
vasıtasıyla, Gayri Müslim çocuklar toplanarak Türk-İslâm geleneklerine göre yetiştiriliyor ve hizmete hazır hale getiriliyordu.Tanzimat Fermanı'nın ilânıyla birlikte, edebiyatımıza, dolayısıyla yazı hayatımıza
bir takım yeniliklerin girdiği görülür. Bu türler arasında gazeteciliğin yaygın eğitim sahasında çok önemli roller üstlendiğini söyleyebiliriz. (Aytaş, 1991)
Yukarıdakilerin dışında “İslam öğretim Derneği”’nin okuma-yazma ve hesap kursları,“İttihat ve Terakki Partisi” ve “Türk Ocakları”nın toplumsal bilinçlendirmeye yönelik kursları başlıca eğitsel etkinliklerdir.
Cumhuriyet dönemine gelindiğinde modern bir toplum yaratma ülküsü yönetici kadronun temel etkinlik alanını belirlemiştir. 1950’li yıllara kadar halkın büyük bir kısmı köylerde yaşamaktadır ve eğitim
olanaklarından büyük ölçüde yoksundur. Mustafa Kemal eğitimin ilk amacını bu kesimlere okuma yazma öğretmek olarak belirlemiştir. “Türk Aydınlanması” olarak nitelendirilebilecek bu projenin amacı toplumu
bilinçlendirmek, daha öncesinden II. Meşrutiyet’in ilanı sonrasında ilan ve yayılmaya başlanan Hürriyet düşüncesi’nin katılımcılığın artırmaktır ve hiç şüphesiz burada eğitimin rolü en önde gelmektedir.
Bu dönemin en önemli özelliği Tevhidi Tedrisat Kanunu ve Harf İnkılabıdır. Tevhidi Tedrisat Kanunu ile Osmanlıdan kalan geleneksel eğitim kurumları lağvedilmiş, yerine modern ve tek yapıda eğitim kurumları
ikame edilmeye çalışılmıştır. Bir tür sivil eğitim kurumu olan tekkeler ve zaviyeler de kapatılarak bunların toplumsal alandaki belirleyicilikleri de silinmeye çalışılmıştır. Fakat bu dönem halkın genellikle
tepkisel olduğu bir dönemdir çünkü halk bu denli hızlı bir değişimi benimseyememiş, geleneksel kurumlar da bu tepkileri beslemişlerdir. Harf İnkılabı ile nesillerin Osmanlı ve Doğu ile özellikle Arap Dünyası
ile bağlantıları büyük oranda koparılmıştır. Klasik tabirle bir gecede halkın büyük çoğunluğu cahil konumuna düşmüştür ve eğitimde atılacak adımlar için tamamen yeni bir dönem başlamıştır. Yani, okuma-yazma
seferberliği bu dönemin en yaygın etkinlik alanını belirlemiştir. Gene bu dönemde devletin yükü oldukça ağırdır, eğitimin yaygınlaştırılması çabaları hızla yürütülmüştür. Bu bağlamda Halk Mektepleri, Gece
Kursları, Halk Dersaneleri gibi çeşitli uygulamalar sergilenmiştir.
Yukarıdaki kurumların birleştirilmesinden teşekkül eden Millet Mektepleri kapsamında 1928-1929 döneminden 1979-1980’e kadar ki toplam on okuma-yazma kampanyasında yaklaşık olarak bir milyon eğitim almıştır. Bu
kursların A ve B olmak üzere iki kademesi vardır. A kategorisinde Arapça bilenlerle, okuma-yazma bilmeyenler, ve A kurslarını tamamlayanlara B kategorisinde temel vatandaşlık eğitimi ve kültürel eğitim
verilmiştir. (Okçabol, 1999)
Bunların dışında kalan yetişkin eğitimi kurumları ve etkinliklerini maddeler halinde sıralarsak :
• Halkevleri ve Halkodaları: Dil, Edebiyat, güzel sanatlar, tiyatro, spor, sosyal yardım, yayın ve kitaplık.
• Gezici Köy Kadın ve Erkek Kursları, Endüstri Pratik Sanat Okulları, Olgunlaşma Enstitüleri ve Pratik Kız Sanat Okulları.
• Köy Öğretmeni Yetiştirme Kursları
• Köy Enstitüleri: İlkokul öğretmeni yetiştirme, köy ve toplumsal kalkınmaya yardım edecek, tarım, hayvancılık, sağlık gibi alanlarda eğitmen yetiştirmek.
• Akşam Ticaret Liseleri ve Akşam Tekniker Okulları
• Mektupla Öğretim Merkezi
• Gençlik ve Kültür Merkezleri
• 12 Eylül sonrasındaki ikinci okuma kampanyasında yaklaşık 3,5 milyon kişi kurslara katılmıştır.
• YAYKUR,Açıköğretim Fakültesi: Radyo ve televizyonla halk eğitimi.
• AÇEV: Anne-çocuk eğitimi, okuma yazma kursları
• LİMME: Lise mezunlarına meslek edindirme kursları.
• Yerel yönetimlerin açmış olduğu çeşitli meslek edindirme kursları.
Kaynakça:
1. Okçabol, R.(1999) “Cumhuriyet Döneminde Yetişkin Eğitimi”. F. Gök (ed.) 75 yılda eğitim. İstanbul: Tarih Vakfı Yayınları.
2. Aytaş , G. Milli Eğitim Vakfı Dergisi Yıl: 6 Sayı: 22 Nisan-Mayıs-Haziran 1991
http://w3.gazi.edu.tr/web/giyaytas/yayginegitim.htm
3. Halk Eğitimine Genel Bakış. http://www.bahem.org.tr/genel_bakis.html
Konuyla İlgili Olabilecek Bu Siteleri Ziyaret Edebilirsiniz
|