MESLEKİ REHBERLİK
Mesleki Rehberlik, bireyin kendini tanıma( yetenekleri, ilgileri v.b) ve çevresi ( eğitim ve meslek olanakları) hakkında daha gerçeğe uygun bilgilere sahip olmasına ve bu iki alandaki bilgiyi değerlendirip
doğru bir karara varmasına yardımcı olmak gibi hizmetlerden oluşur ( Kuzgun, 1982, s.27).
Meslek rehberliği, bireyin kendi nitelik ve şartlarını arayarak onlara en uygun mesleği seçmesi için hazırlanması ve bu mesleğe girerek orada başarıyla ilerlemesi oluşumuna yardım faaliyetidir ( Tan, 1986,
s.107).
Bu tanıma göre ;
a) Bireyin kendini tanıması,
b) Meslekleri özellikle kendisi için seçeceği mesleği etraflıca tanıması,
c) Kendi kişilik özellikleri, ilgi ve yeteneklerini seçeceği mesleğin gerektirdiği niteliklerle örtüştürebilmesi gerekmektedir.

Mesleki rehberliğin önemi, kişinin “meslek” edinmesine ilişkin bir hizmet olmaktan daha ileri gelmektedir. Çünkü, meslek insan yaşamının üçte birini kapsayan bir etkinliktir (Okutan,1989,s.45) .
Teknolojinin ilerlemesi sonucu her yıl çalışma hayatına yeni meslekler katılmakta, bazı meslekler ise çalışma hayatından silinmekte yada biçim değiştirerek varlıklarını sürdürebilmektedir. Mesleklerde
uzmanlaşmanın da arttığı görülmektedir. Teknoloji ilerledikçe bu hızlı değişim sürüp gidecek ve bu değişimi izlemekte gün geçtikçe güçleşecektir.
Günümüzde özellikle endüstrileşmiş toplumlarda artık bireylerin görerek, yaşayarak meslekleri tanıma olasılığı oldukça sınırlıdır. Bir çocuğun anne ve babası binlerce kişinin çalıştığı fabrikalarda bir örgütün
parçası durumundadır. Bu nedenle endüstrileşmenin doğal sonucu olan iş bölümü gereğince, gençleri meslek seçimine hazırlama işini üstlenen bazı kurumlar ortaya çıkmıştır (Kuzgun, 1982, s.2).
Ülkemizde gençlerin eğitimden yararlanma hakları kapasite olanakları ile sınırlandırılmıştır. Bazı alanlarda kapasite, insan gücü fazlalığından sınırlı tutulurken ( örneğin ziraat mühendisliği) bazı alanlarda
ekonomik güçlükler yüzünden insan gücü gereksinimine rağmen kapasiteyi arttırmak mümkün olmamaktadır (örneğin tıp v.b). Bu nedenle yüksek öğretim ve bazı orta öğretim kurumları sınavla öğrenci almaktadırlar.
Ancak kimlerin yüksek öğretim, kimlerin orta öğretimde teknik alana yönelmelerinin yararlı olacağı, seçme sınavlarında başarılı olamayanların başka hangi alanlarda başarılı
olabilecekleri konusunda bireylere yardımcı olacak olan servisler henüz okullarımızda etkin bir biçimde çalışamamaktadır.
Mesleğe yönelme, meslek seçimi, mesleğe hazırlanma ve mesleğe uyum konularında bireylere yapılacak olan yardım okul öncesinden yüksek öğretimin son aşamasına kadar, hatta örgün eğitimin dışında da sürdürülmesi
gereken bir hizmettir.
Meslek, bir kimsenin hayatını kazanmak için yaptığı, kuralları toplumca belirlenmiş ve belli bir eğitimle kazanılan sistemli etkinlikler bütünüdür. Meslek belli bir tür alanda etkinlikte bulunabilme gücüdür (
Kuzgun,1982.s.13).
Kendini tanıma, kişinin uygun mesleği seçmesi ve bu işte başarılı, doyumlu olması açısından önemlidir. Kişinin kendini tanıması, anlaması, ilgileri, yetenekleri, kişilik özellikleri, düşünceleri, değer
yargıları ile ilgili farkındalık düzeyinin sağlanması ile mümkündür.
Kendini tanıyan kişi gerçek duygu ve düşüncelerinin farkındadır. Kendini tanıyan kişi dış dünyadaki olayların ve iç dünyasındaki oluşan yaşantıların çoğu kez farkındadır (Cüceloğlu,1987, s.24).
Kendini anlama, kişinin hoşlandığı ve hoşlanmadıkları, karakteri, özel yetenekleri ve ilgi alanlarını keşfetmesiyle başlar. Yukarıdaki açıklama kişinin hayatında ne yapacağına karar vermesine yardımcı olan
kuvvetli ve zayıf yönlerini ortaya koymasıyla geliştirilir ( Valett, 174, s.13).
Meslek seçimi, bireyin tercih ettiği yani girmek istediği meslekler arasından birini ayırması ve buna girmesi için çaba göstermesi olarak adlandırılmaktadır ( Kuzgun, 1982, s.13).
Bir insan mesleğini seçmekle yaşam tarzı konusunda da seçim yapmış olur. Çünkü meslek kimlerle etkileşimde bulunacağımızı, nerede yaşayacağımızı, ne giyip ne yiyeceğimizi, evliliğimizi ve bunun gibi çok
şeyimizi etkileyecektir. Meslek seçimini tesadüflere bırakmak sağlıklı olmayacaktır.
Meslek Seçimini Etkileyen Faktörler
• Bireyin fiziksel özellikleri, boy, kilo v.b.
• Zihinsel kapasite
• Özel yetenekler ve ilgileri, geleceğe ilişkin planlar, iletişim becerileri, duygusal ve sosyal olgunluk seviyesi.
• Okul başarısı, çalışma alışkanlıkları, iş deneyimleri.
• Aile, toplumsal çevrenin istek ve beklentileri.
• İş bulma olasılığı ve mesleğin geleceği.
• Mesleğin toplumsal cazibesi, güncel ve popüler olması.
Meslek Hakkında Neler Bilinmelidir
• Mesleğin gerektirdiği yetenek ve ilgiler bilinmelidir.
• Mesleğin çalışma ortamı ve fiziksel şartlar.
• Mesleğin toplumsal statüsü, değeri.
• Mesleğin ekonomik getirisi.
• Meslekte yükselme imkanları.
• Sosyal güvence şartları.
• Mesleğin gerektirdiği eğitim düzeyi.
• Uluslar arası geçerlilik derecesi.
MESLEK İLE İŞ ARASINDAKİ FARK NEDİR?
Ülkemizde iş ile meslek birbirine karıştırılmaktadır. Meslek (career) iş (Jap) birbirinden farklı kavramlardır. Bacanlı nın yaptığı tanıma göre “meslek , bir kimsenin hayatını kazanmak için yaptığı, kuralları
toplumca belirlenmiş ve belli bir eğitimle kazanılan sistemli etkinlikler bütünüdür. Meslek , belli bir tür alanda etkinlikte bulunabilme gücüdür” (1996). İş ise ; belli bir işyerinde sürdürülen benzer
etkinlikler grubudur. Bacanlı ya göre bir kimsenin mesleği olabilir, ama işi olmayabilir. Bir işin olması da bireyin mesleği olduğu anlamına gelmez. Günümüz dünyasında önemli olan bireyin meslek sahibi
olmasıdır. Geleceğin dünyası meslek sahibi olan insanlarca belirlenecektir. O yüzden bir iş sahibi olmanız önemlidir ancak meslek sahibi olmanız daha da önemlidir.
MESLEK TERCİHİ NASIL OLUR ?
Bazı meslek psikologları, meslek seçiminin tek ve kesin bir karardan çok, süreç içerisinde oluştuğunu ifade etmişlerdir. Bu süreci bireyin bilinçdışı gereksinmelerinden, yaşamdan beklentilerine kadar bir çok
etken belirleyecektir. Bu nedenle kendinizi tanımanız ve size açık meslekler ile yaşam koşullarının farkında olmanız gerekir. Ülkemizde okul rehberlik servisleri, öğrencilerin özelliklerini belirleyen çeşitli
araçlar kullanırlar. Bu test ve tekniklerin sizinle ilgili verileri ile, kendi yaşantınızı karşılaştırmanız ve gerçekçi bir benlik tasarımına ulaşmanız gerekmektedir. Kendiniz ve ülkemizin size sunduğu
olanakları bilmeniz meslek seçiminde hangi yolda yürüyeceğinizi gösterecektir. Bireyin kendi gerçekleri ile ülkenin ona sunduğu gerçekler bir biçimde uyuşması gerekir. Yoksa ileride hiçte istenmeyen durumlarla
karşılaşılabilir.
Kendi kendinize (ben kimim diye) sorduğunuzda, verebileceğiniz yanıtları ( örneğin: ben öğrenciyim, ben matematikten başarılıyım, ben insanlara yardım etmeyi seviyorum, ben diğer insanlarla birlikte çalışmayı
seviyorum veya ben açık alanda çalışmayı isterim gibi) gözden geçirdiğinizde kendi benliğinizin farkına varmaya başlarsınız. Meslek seçiminde önemli olan kendinizle ilgili bu bilgiler ile ülkenin koşulları
arasında bağ kurabilmektir. Kendinizi tanımadan gerçek dışı hedefler kurgulamaya başladığınızda sizi hayal kırıklıkları bekleyecektir. Sayısal derslerde yeteneği düşük birisinin "doktor" olma hayali veya
bedensel avantajları olmayan birisinin "subay" olma amaçları hedefine ulaşmayacaktır. Ülkenin veya çevrenin olanakları derken size açık olan meslek alanları ile olanaklardan söz ediyoruz. Örneğin, bu gün
ülkemizde sınırlı sayıda öğrencinin yüksek öğretim imkanına sahip olduğunu hepimiz biliyoruz. Üniversite sınavını kazanma şansı olmayan bir kişinin, yüksek öğrenim gerektiren ve ciddi bir puanla kazanılabilen
bir programı (mesleği) tercih etmesi gerçekçi bir durum değildir. Ben neyi yaparsam mutlu, başarılı olurum ve bunu yapabilecek olanaklarım var mı?
Genel lise de okuyan bir öğrencinin bir mesleğe yönelebilmesi için başlangıç belki de, meslek alanının belirlenmesidir. Meslek alanı, Bacanlı ya göre, benzer etkinlikleri içeren mesleklerin oluşturduğu grup
olarak nitelendirilmektedir. Örneğin, hemşirelik ve doktorluk aynı alandan mesleklerdir (1996). Gündüz öğrenimi yapan genel liselerde, öğrenci ikinci sınıfta bir alana yönelir. Bu alan aslında bir meslek
alanının karşılığıdır. Örneğin Fen Bilimleri Alanını tercih eden bir öğrencinin meslek alanı : mühendislik ve fen bilimlerini kapsayan meslek alanıdır. Lise 2. sınıfta Sanat Alanını tercih eden bir öğrencinin
meslek alanı da sanat dünyasıyla ilgili olacaktır. Eğer bir öğrenci tesadüflere dayalı bir alan seçmişse meslek seçiminin de sağlıklı olması tesadüfe bağlı olacaktır.
MESLEKÎ OLGUNLUK
Yukarıda sözü edilen bireyin kendisini tanıması, gizilgüçlerinin farkında olması bir mesleği tercih edebilmek için yeterli değildir. Bireyin Mesleki Olgunluk Düzeyinin de yüksek olması gerekmektedir. Okul
rehberlik servisleri öğrencilerin mesleki olgunluk düzeylerini yükseltmek için bir dizi çalışma yaparlar. Belli bir olgunluk düzeyine ulaşmayan bireyin meslek tercihi yapması pek de sağlıklı sonuçlar
doğurmayacaktır.
Mesleki olgunluğun yeteneklerle; ilgilerini geliştirme ve ilgileriyle yeteneklerini ortaya koyma olanaklarıyla; ayrıca bu olanaklardan yararlanmayla ilişkili olduğu Super ve Bohn (1973) tarafından
belirtilmiştir. Kendi mesleki olgunluk düzeyinizi geliştirmede yeteneklerinizi ve ilgilerinizi ortaya koymak için fırsat yaratmak durumundasınız. Örneğin yaz tatilinde çalışmak ; çalışmak için olanak yaratmak
gibi. Burada önemli olan ilgilerin ve yeteneklerin tek başına keşfi değil, keşfedilmiş ilgi ve yeteneklerin bir biçimde ifade edilmesidir (ortaya konulmasıdır). Nerede başarılı ve mutlu nerede başarısız ve
tatmin edici olmadığınızı görmeniz mesleki olgunluğunuz açısından gereklidir.
MESLEK SEÇİMİNDMESLEK SEÇİMİNDE SORUMLULUK KİMİN?
Mesleğin seçilmesi sorumluluğu size aittir. Bu sorumluluğu başkaları üzerine almamalıdır. Başkalarından yardım alınabilir; uzmanların, öğretmenlerin, anne ve babanızın görüşleri de önemlidir. Ancak seçimin
olumlu ve olumsuz sonuçlarından en fazla kendinizin etkileneceğini unutmamak gerekir.
MESLEĞE YÖNLENDİRME
Bir mesleğe yönlendirmeden söz ediliyorsa, iki yöntemden birisi tercih edilerek yapılıyordur. Yönlendirmenin bir biçimi olan yöneltme de biz yetişkinlerin çocuk için neyin iyi olduğunu karar verip, bir mesleğe
yönlendirmemizdir. Kuşkusuz çok da iyi niyetle yapılan bir mesleğe yöneltme çocuğu dıştan kontrole alıştırdığından günümüzde önerilmemektedir. Yönelme ise meslek seçimi sorumluluğunu çocuğa bırakarak onun kendi
geleceği için çaba sarf etmesini ve uygun olanı keşfetmesini öneren yaklaşımdır.
YÖNLENDİRME
YÖNELME YÖNELTME
1. Meslek seçimi sorumluluğu çocuğa aittir. 1. Meslek seçimi sorumluluğu anne-baba veya eğiticilere aittir.
2. İçten kontrolü geliştirir. 2. Dıştan kontrole bağımlılığı artırır.
3. Sorumluluk duygusunu geliştirir. 3. Sorumluluk duygusundan çok bağımlılık duygusunu geliştirir.
4. Herkesin rolü belirlidir, çatışmadan çok işbirliğine dayalıdır. 4. Anne-Baba belirler, çocuktan uyması beklenir. İşbirliği olmadığından çatışmalar çıkar.
Bir mesleğe yönelebilirsiniz yada başkalarının yönlendirmesine bağımlı kalabilirsiniz. Eğer kendi geleceğinize sahip çıkmak istiyor iseniz bir mesleğe yönelmeyi tercih etmeniz gerekiyor. Bu sizin uygun mesleği
bulmanıza yardım edecek bir süreç olduğu gibi kendi sorunlarınız ve geleceğinize sahiplenmenizi de sağlayacaktır.
Doğal olarak, anne ve babalarınız, öğretmenleriniz ve arkadaşlarınız kendi bilgi ve deneyimlerini size aktarmaya çalışacaklardır. Onların deneyimlerinden faydalanmak gerekir ama uygun olanı keşfetmek sizin
sorumluluğunuzdadır.
Süratli gelişimlerin olduğu çağımızda birey için önemli olan proje sahibi olmasıdır. Benim ilerisi için ne tür projelerim var ?, ileriyi ne ölçüde görebiliyorum? Külahlıoğlu nun (1997) belirttiğine göre;
gençler, ilk yaşlarından itibaren proje geliştirme çabalarına sokuldukları ölçüde, yaşamlarının her aşamasında bilinçli bir uyum çabasına ve bilgi arayışına girme becerisi kazanacak; rollerini, sorumluluklarını
ayırdetmeyi, yönlerini çizmeyi bileceklerdir. Yine aynı yazarın belirttiği gibi genç, projesini kendisi geliştirmelidir. Bu konuda okullarda görevli uzmanların bir dizi çalışma yürüttüklerini biliyoruz. Ancak
gerek aileler, gerekse uzmanlar , gençle olan iletişimlerinde kullanacakları yöntem ona destek olma ve kendi yaşamını sorgulaması için fırsatlar yaratma biçiminde olmalıdır.
Kendinizi gözleyip, zaman içinde değişen ilgileriniz ve zevkleriz olsa bile güçlü yönlerinizi ve seçimlerinizi ortaya koyabilmelisiniz.
MESLEK SEÇİMİNDE KARŞILAŞABİLECEĞİNİZ BAZI ANNE-BABA TUTUMLARI :
• “Ben olamadım sen olacaksın” : Bazı anne-babalar gerçekleştiremedikleri kendi özlemleri ve ideallerini çocuklarının gerçekleştirmesini isterler. Eğer böyle bir tavırla karşılaşıyorsanız onlarla çatışmaya
girmeden kendi yetenek ve ilgilerinizi ortaya koymayı deneyin. Sizi bir mesleğe yönlendirmeleri yerine yardımcı olmalarını sağlayın. Çatışmadan kaçının, onları anlamayı deneyin. Bir mesleğe yönelme başkalarıyla
yaşanacak bir çatışma alanı olmaktan çok yardımlaşılan bir süreç olduğunu unutmayın. Onların desteğini nasıl alacağınızı bulmaya çalışın. Unutmayın bu yaşadıklarınız size hayal kırıklığı değil kendinizi
tanımanız ve ortaya koymanız için bir fırsat olduğunu düşünün.
• “Komşunun çocuğu oldu ama...” : Koşularımızın, akrabalarımızın, çocukları ile hep karşılaştırılıyor olabiliriz. Anne ve babanız sizi daha başarılı görmek için böyle sözlerin sizi etkileyeceğini düşünüyor
olabilir. Bu durum kendinizi yetersiz hissetmenize neden olabilir. Olumlu yönlerinizi göstermeye çalışın. Başkalarıyla kendimizi karşılaştırarak haksız rekabete girmenin veya savunmaya girmenin bir anlamı yok.
Kim ne derse desin ölçüt kendiniz olmalıdır. Önemli olan kendi yeteneklerinizi ve ilgilerinizi geliştirmektir. Bunu siz kendiniz fark edin ve önemseyin. Zaman içinde anne ve babanızda görecektir. Kendinize
güveniyor ve geliştirmeye çalışıyorsanız bu sizi amaçlarınıza ulaştırır. Başkaları gibi olmak, onların gittiği üniversiteye gitmek için değil; kendimiz için neyin iyi olduğuna karar verip amaçlarımızı
gerçekleştirmeliyiz.
• “Bak kardeşin .....” : Dikkatli bir gözle baktığınızda kardeşlerin birbirlerinden ne kadar çok olumlu veya olumsuz etkilendiklerini fark etmişsinizdir. “Bak kardeşin ...” diye başlayan her cümle bizi
kışkırtacak, yeni kavgaları, yeni sorunları getirecektir. Anne ve babamız her çocuğu diğer bütün çocuklardan ayırarak değerlendirmeyi, iletişim kurmayı becermek zorundadırlar. Bu konuda onlara yardımcı olmak
durumundayız. Bizden çok başarılı yada bizden çok daha yetenekli görünse de her insan sonuçta kendi yaşantısını çiziyor. Kardeşimizin başarılı olup olmaması, yetenekleri onu ilgilendirir. Benim için önemli olan
onun benim yaşantıma, benimde onun yaşantısına engel olmamam olmalıdır. Rekabet edeceğim koskoca bir gelecek var. Üniversite sınavına kardeşimle değil yüz binlerce akranımla gireceğim. Meslek yaşantınızda , iş
hayatınızda rekabet edeceğiniz başka engeller var. Önemli olan bu koşullara kendimi hazırlayıp, hazırlamadığımdır. Geleceğimi oluştururken annemin, babamın, kardeşimin desteğini almak benim kendimi daha güçlü
hissetmeme katkıda bulunur. Kim olursa olsun birisi bizi bir diğeriyle rekabete sürüklememeli. Zamanımı aynı evde yaşadığım insanlarla çatışma yerine başka zevkli işlerle geçirebilirim.
• “Ancak senin gibi bir tembel bu alanı seçer...” : Başkalarının bizi küçümsemesi, değersiz görmesi, alay etmesi bizim yaşamla mücadelemizi zayıflatır. Eğer sizin düşüncenizle başkalarının seçimi çelişiyorsa,
olumlu iletişim becerilerini kullanarak konuşmayı denemeliyiz. Kendimizi zedeletmeden insanların bize değer vermelerini sağlamalıyız. Eğer seçimlerinizin doğru olduğuna eminseniz ve anne-babanızı da ikna
etmeniz gerekiyorsa bunu çatışmadan becerebilmeniz gerekir. Onlara inat bir alanı veya bir mesleği seçmek değil önemli olan uygun olanı bulup savunabilmektir.
• “Kararına güveniyorum “ : Bu tepki biçimi yaşama daha güvenle bakmanızı sağlayacaktır. “Kararına güveniyorum “ demek gencin “iyi anne-babası” olmaktan çok onun dostu/arkadaşı olmayı denemek anlamına gelir.
Çocuklarında sorumluluk duygusu geliştirmek isteyen, demokratik aile ortamı yaratmaya çalışan anne-babalar çocuklarının kararlarına güvenmeyi öğrenmek zorundadırlar. Unutmayın ki günümüzde çocuğunun yanında
olmayı denemeyen bir çok anne ve baba zaman içinde ilişkilerinin koptuğunu görmektedirler. Anne ve babamızın bizim kararlarımıza güvenmelerini sağlamak bizi rahatlatır. Ancak bu durum bize bütün sorumluluğun
verilmesi anlamına gelir. Başarmak veya başaramamak, uygun mesleği bulmanın veya bulamamanın bütün sonuçlarını bizim yaşayacağımız anlamına gelir. Anne ve babanız sizin kararlarınıza güveniyorlarsa sorumluluk
duygunuzun geliştiğini yaşama ve geleceğe daha umutla baktığınızı hissedeceksiniz.
MESLEK SEÇİMİ VE GELİŞİMİ KURAMLARI
GELİŞİM KURAMLARI
Gelişim kuramları özellik – faktör kuramına ve kaza kuramlarına bir tepki olarak ortaya çıkmıştır.
Meslek seçimine kişilik gelişimi açısından bakan kuramcılar bir meslek edinmenin, belli bir anda verilen bir karar sonucunda değil, yaşamın çok erken yaşlarında başlayıp meslek ömrünün sonuna kadar süren bir
gelişim çizgisi boyunca zaman zaman verilen bir dizi kararlardan oluşan süreçte gerçekleştiğini savunmuşlardır.
Mesleki gelişim kuramları: bireylerde meslek fikrinin nasıl doğup geliştiği, mesleki kararın veya seçimin nasıl yapıldığı, bu seçimi etkileyen etmenlerle birlikte bu oluşumu açıklamaya çalışan görüşlerdir.
• ELİ GİNZBERG VE ARKADAŞLARININ MESLEKİ GELİŞİM KURAMI
Eli Ginzberg, Ginzburg, Axelrad ve Herma (1951 ) meslek seçimi olgusuna gelişimsel açıklamayı getirmişlerdir.
Meslek seçiminin belirli bir anda gerçekleşen bir olay değil, çocukluktan ergenliğe, oradan da yetişkinliğe uzanan bir gelişim dönemi süreci olduğunu ileri sürmüşlerdir.
Temel Unsurları
1- Süreç
Meslek seçimi bir süreçtir. Süreçlerden her biri bireyin dürtülerini ve ihtiyaçlarını bir meslek seçimine dönüştürmesi bakımından farklılaşmaktadır. Ginzberg ve arkadaşları, özellikle geçici ve gerçekçi seçim
dönemine girişte 2 yıl kadar farklılık görülebileceğini, ayrıca; mesleki karar verme sürecinin 10 yılla sınırlandırılamayacağını, bunun insanların çalışma ve meslek hakkında karar vermeyi umdukları sürece yaşam
boyu süren bir süreç olduğunu belirtmişlerdir.
Gelişim aşamaları Tablo 1’ de verilmiştir.
Tablo 1: Ginzberg’ in Mesleki Gelişim Dönemleri
Dönemler Basamak Yaşlar Özellikleri
Fantezi (Hayal) Dönemi 5 – 11 Keyfi seçimlerde bulunur. Zevk ilkesi ön plandadır. Yetişkinlerle özdeşleşme kurulur
Geçici Seçimler Deneme Dönemi 11 – 17
İlgi 11 – 12 Hoşlandığı ve hoşlanmadığı etkinlikleri ayırmaya başlar. İlgileri ön plandadır.
Kapasite Yetenek 13 – 14 Kendi yeteneklerini ve mesleğe uygunluğunu daha fazla dikkate alırlar.
Değer 15 – 16 Kendi değerleri, yaşam değerleri ve meslekten beklentileri uyuşmaya başlar.
Geçiş 17 Seçimler geçici ve deneyseldir.
Gerçekçi Dönem 17 – 24
Keşfetme Araştırma 17 – 18 Meslek seçimi yapmasında yardımcı olacak bilgi ve yaşantılar edinmeye çalışır.
Billurlaşma 19 – 21 Daha önceki yaşanan süreçlerin birikimsel toplamıdır. Çeşitli faktörlerin değerlendirmesini yapar ve bir amaca bağlanır.
Belirleme 21 – 24 Kararın kesinleşmesi ve özel planlamayı kapsar.
Yaşam boyu süren seçim süreci 24 -
2- Geri Dönülemezlik
Meslek gelişlim süreci tersine çevrilemez. Çünkü birey verdiği kararlardan geri dönmekten genellikle şu nedenlerden dolayı kaçınır.
- Eğitim için gerekli aile desteği
- Evlenme
- Hata yaptığını kabul etmekten kaçınma
- Zaman
-
Fakat Ginzberg 1972 yılında yazdığı makalesinde, meslek seçiminin bazen geri dönülebilir bir süreç olduğunu kabul etmiştir.
3- Uzlaşma
Seçim süreci daima bir uzlaşmayı içerir. Kuramın ilk formülasyonunda, meslek seçiminin billurlaşmasında uzlaşmanın kaçınılmaz olduğu ileri sürülmüştür. Birey, geçici dönemde ilgileri, kapasitesi ve değerleri
arasında bir uzlaşma sağlamak için çaba harcar.
Ginzberg 1972 yılındaki çalışmasında, durağan uzlaşma terimi yerine dinamik bir terim olan “ en azı kullanarak en üst düzeyde yarar sağlama” terimini tercih etmiştir.
Ginzberg kuramını, “ meslek seçimi, bireyin meslek hazırlığı ve amaçları ve çalışma dünyasının gerçekleri arasında en üst düzeyde uyumu bulmak için yaşam boyu süren bir karar verme sürecidir.” şeklinde yeniden
düzenlemiştir.
• DONALD E. SUPER’ İN BENLİK KAVRAMI KURAMI
Öz Kavramı - Öz Kavramları Sistemi ( Benlik Tasarımı )
Öz insanın doğuştan getirdiği, yaşamını sürdürebilmesi için gerekli davranışları kazanabilme gizil gücünü ifade eder.
Öz kavramı ise, kişinin özü ile ilgili algılarının bütünleştirilmesi, sistemlendirilmesi ve adlandırılmasıdır.
Öz Kavramının Boyutları
Belli bir özelliğe ilişkin kavramın boyutları şunlardır:
1- Açıklık: Öz kavramının açıklığı, bir özelliğin farkında olma derecesini, özelliğin kesinlik derecesini gösterir.
2- Soyutluk: Bir kimsenin kendini somut terimlerle değil, genel ve soyut terimlerle anlatabilme gücünü gösterir.
3- Gelişmişlik: Özellikleri ifade eden kavramların geliştirilmesi demektir.
4- Kesinlik: Bireyin özellikleri kendisine yüklemedeki gücü ve kararlılığıdır.
5- Kararlılık: Belli bir özelliğe ilişkin olarak oluşturulan öz kavramının zaman boyunca değişmezliğini gösterir.
6- Gerçeklik: Bireyin herhangi bir özelliği hakkında oluşturduğu kavram ile, onu bu özelliği hakkında ölçme araçları ile dıştan elde edilen veriler arasındaki uyuşma derecesini gösterir.
7- Kabul Edilebilirlik: Kişinin sahip olduğu özelliklerden memnun olma, onu benliğin bir parçası sayıp benimseme isteğini belirtir.
Öz Kavramı Sisteminin Boyutları
Burada sözü edilen boyutlar, öz kavramını oluşturan tek tek özelliklerin ortak özelliklerini değil, bunların oluşturduğu sistemin özelliklerini açıklamaktadır.
1- Yapı: Öz kavramı sisteminin içsel olarak farklılaşma derecesini, yani, bazı özelliklerin özü çok iyi tanımlayıcı özellikler olarak algılanışını ifade eder.
2- Kapsam: Farklı yaşantılar geçiren birey, özünün farklı yönlerini anlayabilecektir.
3- Esneklik: Bireyin yeni verileri, yaşantı ürünlerini öz kavramının yapısına katmadaki ve onu özümlemedeki rahatlığını ifade eder.
4- Uyuşum: Öz kavramı sisteminin bağdaşım ve iç tutarlılık olarak adlandırılabilecek özelliğidir.
5- Kendine Özgülük: Kişinin kendini, başkalarını gördüğünden farklı şekilde görüşünü ifade eder.
6- Duygusal Yatırım: Öze atfedilen özelliklerin her birine heyecansal ya da duygusal yatırım miktarını, özelliklerden hangilerinin çatışmalara rağmen savunulmakta, hangilerinin korunmaya çalışılmakta olduğunu
ifade eder.
Öz Kavramı ve Meslek Seçimi
Bireyin davranışları, kendisini ve çevresini yorumlayışına göre biçimlenmektedir. Meslek seçimi kararı da, bir davranış olarak bireyin öz kavramından etkilenmektedir. Super’ e göre meslek seçimi kişinin özüne
ilişkin tasarımlarının mesleki terimler halinde ifade edilmesidir.
Öz kavramını mesleki ifadelere dönüştürülmesi işlemi, iki alana ait, ayrı iki dilin anlaşılması ile incelenebilir.
1- Psikolojik konuşma dili: “Ben” diye başlayan ve bazı sıfatlarla sona eren ifadeler. “Ben zekiyim. Ben güçlüyüm” gibi.
2- Mesleki konuşma dili: Çevrenin bazı meslekler için oluşturduğu basma kalıp fikirlerle, kişinin benimsediği sıfatlar meslek dilini oluşturur.
Psikolojik konuşma dilinin meslek diline dönüştürülmesine örnek:
Bireyin zeka, uyumluluk ve geniş görüşlülük niteliklerine ilişkin öz kavramı, yani psikolojik konuşması “ Ben zeki, uyumlu ve geniş görüşlüyüm” şeklinde olsun. Dört mesleğe ilişkin basmakalıp yargıları, mesleki
konuşma dili de :
- Doktor : Zeki + Uyumlu + Geniş Görüşlü
- Sanatçı : Zeki + Uyumsuz + Geniş Görüşlü
- Şoför : Zeki + Uyumsuz + Dar Görüşlü
- Kaçakçı : Aptal + Uyumsuz + Dar Görüşlü
biçiminde olsun.
Bireyin psikolojik konuşmasının meslek konuşmasına dönüşmesi şöyle olacaktır:
- Doktor olacağım – Zeki – Uyumlu ve Geniş Görüşlüyüm % 100
- Sanatçı olacağım -Zeki - Uyumsuz ve Geniş Görüşlüyüm.% 67
- Şoför olacağım - Zeki -Uyumsuz ve Dar Görüşlüyüm % 33
- Kaçakçı olacağım -Aptal - Uyumsuz ve Dar Görüşlüyüm % 00
Bu durumda denilmektedir ki, bir kimse öz kavramını değiştirmediği takdirde, öz kavramına çok ters bir mesleği düşünmeyecek, örneğin kaçakçı olmak istemeyecektir.
Mesleki Gelişim Basamakları
Super meslek gelişimini bir meslekte karar kılıp o alanda iş bulma aşamasından ileri götürmüş, normal hayatın sonuna kadar devem eden gelişim evrelerini de incelemiştir. Super’ in mesleki gelişim aşamaları
Tablo 2’ de verilmiştir.
Tablo 2: Donald E. Super’ in Mesleki Gelişim Aşamaları
Dönem Basamak Yaşlar Özellikler
1 Büyüme Dönemi 14 yaşa kadar Bu dönem fiziksel, psikolojik ve sosyal gelişim dönemidir. Çocuk doğumdan itibaren çevre ile etkileşimde bulundukça kendi hakkında da kavramlar geliştirir. Öz kavramı ile meslek
kavramları arasında ilişki kurmaya başlar. Özellikle babası ile özdeşim kurar.
Fantezi Hayal 4 – 10 Çocuğun davranışlarında heves, arzu ve anlık ihtiyaçların etkisi yoğundur. Hayal kurma ve rol denemeleri egemendir.
İlgi 11–12 Hoşlanma ve beğenmenin, etkinliklerin ve meslek emellerinin belirlenmesinde en önemli rolü olduğu basamaktır.
Kapasite Yetenek 13–14 İşin gerektirdiği nitelikler daha yoğun biçimde dikkate alınır.
2 Araştırma Keşfetme Dönemi 15–24 Gelişimin ergenlik dönemine rastlar. Bu dönemde ergen kendisi hakkında daha da bilinçlenir. Kendisini yetişkin rollerinde bilinçli olarak dener.
Deneme 15–18 İlgi, gereksinim, yetenek, değer ve fırsatların dikkate alındığı, fantezi, tartışma ve yarım zamanlı iş yaşantılarında bu seçimlerin geçerliliğinin denendiği dönemdir.
Geçiş 19–21 Gencin, iş ve çalışma dünyasına girdiği ve gerçeği daha çok göz önüne aldığı dönemdir.
Sınama Deneme 22–24 Kişi kendisine uygun bir çalışma alanı bulmuştur, başlangıç işe girer ve bu işi hayatı kazanma yolu olarak sınamaya başlar.
3 Yerleşme Dönemi 25–44 Uygun bir alanın ve o alanda kararlı bir işin bulunması ile karakterize edilir. Dönemin başında sınama ve belki iş değiştirme görülebilir, fakat sınama – yanılma olmadan da yerleşme
gerçekleşebilir.
Deneme 25–30 Başlangıçta uygun görülen bir çalışma alanı bireye doyum sağlamayabilir ve gerçek meslek hayatı başlamadan birkaç iş değiştirme görülebilir.
Sağlamlaştırma 31–44 Meslek örüntüsü berraklaştıkça çabalar onu sağlamlaştırmaya, çalışma dünyasında güvenli bir yer yapmaya yönelir.
4 Koruma Dönemi 45–64 İş dünyasında bir yer edindikten sonra kişi bütün çabalarını, onu elde tutmaya ve geliştirmeye yöneltir. Meslek gelişiminde iniş – çıkışlar görülebilir.
5 Çöküş Dönemi 65 ve sonrası Fiziksel ve zihinsel kapasitenin çöküşü demek olan yaşlılık yıllarına rastlar.
Yavaşla-ma 65–70 Kişi iş temposunu yavaşlatır. Görevlerini daha az güç isteyen başka alanlara kaydırır.
Tam emeklilik 71 ve sonrası Bu aşamada meslekten ayrılma, işi tümüyle bırakma gereği hissedilir.
Mesleki Gelişim Görevleri
Gelişim görevi, belli bir yaşam döneminde ortaya çıkan, başarı ile yerine getirilmesi daha sonraki görevlerde başarı ve mutluluğa, başarısızlıkta ise mutsuzluk ve kınamalara yol açan davranışlardır.
Mesleki gelişim görevleri ise yaşamın belli bir anında ortaya çıkan, iş etkinliklerine katılma ve buna hazırlanmada bir sosyal grubun üyelerinin göstermesi beklenen, oldukça düzenli bir dizi davranıştan
çıkarılan görevlerdir.
Super şu gelişim görevlerini önermektedir:
- Meslek tercihlerini billurlaştırma (14 – 18 yaşlarını kapsar)
- Bir meslek tercihini saptama ( 19 – 21 yaşlarını kapsar)
- Bir meslek tercihini uygulamaya koyma 22 – 24 yaşlarını kapsar )
- Bir meslekte karar kılma 21 – 30 yaşlarını kapsar)
- Durumu sağlamlaştırma ve meslekte ilerleme
-
Mesleki Benlik Kavramı Gelişiminin Belirleyicileri
- Ekonomik Belirleyiciler - İş döngüsü, Teknolojik değişme, Savaş
- Sosyal Belirleyiciler- Sosyo - ekonomik statü , eğitim, vatandaşlık, ırk, inanç, cinsiyet
- Psikolojik ve Kişisel Belirleyiciler - Biyolojik miras, zeka, özel yetenekler, ilgiler, ihtiyaçlar
Mesleki Gelişim Görevlerine İlişkin Tutum ve Davranışlar
Billurlaşma dönemine ilişkin tutum ve davranışlar şunlardır:
- Billurlaşma gereğinin bilincinde olma
- Kaynakların kullanılışı
- Göz önüne alınacak faktörlerin bilincinde olma
- Hedefleri etkileyebilecek faktörlerin bilincinde olma
- İlgi ve değerlerin ayrışması
- Şimdiki zamanla gelecek ilişkisinden haberdar olma
- Genel bir tercihin belirlenmesi
- Tercihin kararlılığı
- Tercih edilen meslek ile ilgili bilgi edinme
- Tercih edilen meslek için hazırlık planı yapma
- Meslek tercihlerinin akılcılığı
Meslek Olgunluğu
Meslek gelişimi ve meslek gelişimi görevleri kavramları doğal olarak meslek olgunluğu kavramını ortaya çıkarmıştır.
Super ve Overstreet, meslek gelişimi kuramında meslek olgunluğunu sınamak için, aşağıdaki meslek olgunluğu boyutlarını geliştirmişlerdir.
1. Boyut- Meslek seçimine yöneliş
1-1. Seçme konusuyla ilgilenme
1-2. Meslek seçimine yönelişte kaynakları kullanma
2. Boyut- Meslek hakkında bilgi toplama , planlar yapma
2-1. Tercih edilen meslek hakkında özgül bilgileri saptama
2-2. Tercih edilen mesleği daha özgül olarak planlama
2-3. Planlama faaliyetlerini genişletme
3. Boyut – Meslek tercihlerinin tutarlılığı
3-1. Alanlar içinde meslek tercihlerinin tutarlılığı
3-2. Düzeyler içinde meslek tercihlerinin tutarlılığı
3-3. Alan düzeyler dahilinde meslek tercihlerinin tutarlılığı
4. Boyut- Özelliklerin billurlaşması
4-1. Ölçülen ilgilerin örüntülenme derecesi
4-2. İlgi olgunluğu
4-3. Çalışma sevgisi
4-4. İş değerlerinin örüntülenme derecesi
4-5. İş ödüllerinin etraflıca tartışılması
4-6. Seçme ve planlama sorumluluğunun kabullenilmesi
4-7. Meslek seçiminde bağımsızlık
5. Boyut- Meslek tercihlerinde akılcılık
5-1. Yetenek ve tercih arasında uygunluk
5-2. Ölçülen ilgilerle tercihler arasında uygunluk
5-3. Tercih düzeyi, ölçülen ilgiler ve meslek düzeyi arasındaki uygunluk
Meslek Olgunluğunu Etkileyen Faktörler
- Zeka
- Bilişsel karmaşıklık
- Cinsiyet
- Sosyo - Ekonomik düzey
- Zaman perspektifi
Kendine Saygı ve Meslek Seçimi
Kendine saygı kişinin özünü bir nesne olarak ele alıp onu değerlendirmesi sonucunda, kendisi hakkında vardığı yargı ve geliştirdiği tutumdur. Öz kavramı kişinin kendine bir obje gibi bakıp, özellikleri hakkında
vardığı yargıların oluşturduğu bir tanımlama sistemidir ve öz kavramının bilişsel yönünü temsil eder.
Öz saygı ise bu yargılara karşı tutumu ve dolayısı ile öz kavramının duygusal yönünü temsil eder.
Kendine öz saygısı olan bireyler kendilerini daha gerçekçi olarak değerlendirmekte ve niteliklerine daha uygun tercihler yapmaktadırlar.
Gelişimsel görüşte, yaşam planının odak noktasını, kişinin kendi gelişimini kendisinin yönlendirmesi olduğu örtük olarak ifade edilmektedir. Danışmanların rolü; meslek seçimi ve gelişimi sürecinin aşamalarını
kolaylaştırmaktır. Bu nedenle gelişimsel görüş meslek eğitiminin yanı sıra psikolojik danışma müdahalelerini de desteklemektedir. Ayrıca, eğitim ve psikolojik danışma müdahaleleri yaşamın her bir aşamasında yer
alabilir ve bu yalnızca meslek tercihi, seçim yapma ve işe girme şeklindeki başlangıç eylemleriyle sınırlandırılmamalıdır. Örneğin bazı insanlar yakın gelecekteki ve halihazırdaki emeklilik konusunda eğitimden
ve psikolojik danışmadan yarar sağlayabilirler.
• DAVRANIŞSAL GÖRÜŞLER
Davranışsal görüşler, pekiştirme ve model olma gibi kavramların meslek seçimi ve gelişimi alanına transfer edilmesi ile ilgilidir. Burada pekiştirmenin sürekli olması gibi durumlar kadar, gelişimsel olması da
vurgulanmaktadır.
John Kurumboltz’ un Sosyal Öğrenme Kuramı
Meslek seçimi ve gelişimi konusunda davranışsal yaklaşımı ortaya koyan öncü John Krumboltz’ dur.
Krumboltz, meslek seçimi kuramında, sosyal öğrenme kuramını ortaya koyan Albert Bandura’ dan etkilenmiştir.
Meslek Kararını Vermeyi Etkileyen Etkenler
İnsanların mesleki kararları, genetik etmenler, çevresel koşullar, öğrenme yaşantıları ve performans becerilerinin birbirleriyle etkileşiminden etkilenir. Tablo 3’ te Krumboltz ve arkadaşlarının belirlediği
mesleki karar vermeye etki eden dört etmen görülmektedir. Her bir karar verme noktasında çeşitli karar seçenekleri bulunmaktadır ve karar alındığında bu karar daha sonraki kararlardaki seçenekleri arttırır veya
azaltır.
Tablo 3: Mesleki Karar Vermeye Etki Eden Etmenler
Genetik donanım
özel yetenekler Çevresel koşullar ve olaylar Öğrenme yaşantıları Göreve yaklaşma becerileri
- Irk
- Cinsiyet
- Fiziksel özellikler
- Fiziksel engeller
-İstidat(Eğilim) örnekleri
- Çevreyle etkileşim
- Zeka
- Müzik becerisi
- Sanat becerisi
- Kas eşgüdümü - İş fırsatlarının sayısı ve doğası
- Eğitim fırsatlarının sayısı ve doğası
- Adayların ve işçilerin seçimindeki sosyal politikalar ve işlemler
- Çeşitli mesleklerde geriye dönüş yapma oranı
- Çalışma yasaları ve birliklerin kuralları
- Deprem, kuraklık, sel, kasırga gibi fiziksel olaylar
- Doğal kaynakların bulunması ve talep olunması
- Teknolojik gelişmeler
- Toplumsal örgütlerde değişmeler
- Ailede eğitim yaşantısı ve kaynaklar
- Eğitim sistemi
- Çevre ve toplumun etkileri - Araçsal öğrenme yaşantıları
- Çevrede etki yaratabilmek üzere eylemde bulunma
- Çağrışımsal öğrenme yaşantıları
- Dışsal uyarıya verilen tepki, örneğin klasik koşullanma, model olma - Probleme ilişkin beceriler
- Standart ve değerlere göre performans
- Çalışma alışkanlıkları
- Algısal ve bilişsel süreçler Örn: Katılım, kodlama
- Zihinsel engeller
- Duygusal tepkiler
- Genetik donanım ve özel beceriler, bireylerin eğitimsel ve mesleki tercihlerini, becerilerini ve başlangıç yapmasını sınırlandırabilir.
- Çevresel koşullar ve olaylar, bireylerin etkisi olmaksızın gelişebilir, bazen de bireyler çevrelerini etkileyebilir.
-
- İnsanların geçmişteki ve şu andaki öğrenme yaşantıları onların eğitim ve meslek seçimini etkileyebilir.
-
Öğrenme yaşantıları vasıtalı ve çağrışımlı olmak üzere iki kategoride ele alınmaktadır.
Vasıtalı Öğrenme Yaşantıları: Kişi çevre üzerinde etki icra eder ve bununla olumlu bir sonuç elde etme amacındadır. Üç öğesi vardır:
- Öncekiler, davranış ve sonuçta elde edilenler: Öncekiler, genetik donanım, özel yetenekleri, çevre koşulları ve olayları içermektedir.
- Davranışsal Tepkiler: Bu grubun içine açıkça gözlenen davranışlar kadar, bilişsel ve duyuşsal yaşantılar girmektedir.
-
- Doğurgular: Davranışın o anlık veya daha sonra ortaya çıkan etkileri.
Çağrışımlı Öğrenme Yaşantıları: Kişi çevredeki uyaranlar arasında bağlantı kurar. Bu bağlantılar gerçek veya yakıştırma olabilir. Mesleklere ilişkin olumlu veya olumsuz özelliklerin çoğu böyle oluşur. “ Tüm
avukatlar zekidir” gibi.
- Göreve Yaklaşım Becerileri: Genetik özellikler, özel yetenekler, öğrenme yaşantıları ve çevre etkileri arasındaki etkileşim göreve yaklaşım becerilerini oluşturur.
Bu beceriler:
- Performans standartları
- Çalışma alışkanlıkları
- Algısal ve bilişsel süreçler ( dikkat, hatırda tutma vb.)
- Zihinsel kurulum ve duygusal tepkiler
Bu etkileyici faktör tiplerinin karmaşık etkileşimi sonucu insanlar bazı genellemeler ve inançlar oluştururlar. “ Zengin olmak istiyorsan ticaret yapmalısın” gibi.
Her bireyin kendisi ve dünya hakkında genellemeleri vardır. Bunlar kendini gözlemlemeden kaynaklanan genellemeler ve iş dünyası hakkında genellemeler olarak iki grupta toplanabilir.
Kendini Gözleme ve Genelleme
İnsanlar sürekli olarak yaptıkları eylem veya davranışlardan elde ettikleri sonuçları veya ürünleri başkalarınınki ile karşılaştırarak değerlendirirler.
Bir önceki öğrenme yaşantısının sonuçları, bir sonraki öğrenme yaşantılara girişimi ve elde edilecek sonucu etkiler.
İş Dünyası Hakkında Genellemeler
İnsanlar doğrudan yaşantılarına veya başkalarından duyduklarına dayanarak, iş dünyası ve meslekler hakkında genel yargılar ileri sürerler. “ Öğretmenler şefkatli” gibi.
Göreve Yaklaşım Becerileri
Karar verme sürecinde kullanılan eyleme yönelik becerilerdir. Bu beceriler kariyer kararı vermede şu alt becerileri içerir.
- Önemli bir karar durumunun farkında olma
- Görevi gerçekçi olarak tanımlama
- Kendisini ve çevresini doğru değerlendirme ve sınama
- İstenmeyen seçenekleri birer birer eleme
Eylem: Bu değerlendirmeler sonunda kişi bir programa , okula veya işe girer. Kariyer planlama ile ilgili karar ve davranışlar yaşam boyu devam eder.
Öğrenme Yaşantıları ve Meslek Tercihi
Öğrenme yaşantıları tercihleri ortaya çıkarmasına rağmen, bir eğitime ve işe girme tercihlerinin basit bir işlemi değildir. Bir çok karmaşık çevresel etmenlerden etkilenir. Çevresel, ekonomik, sosyal ve
kültürel olaylar öğrenme yaşantıları üzerinde etkili olur.
Eğitim ve meslek tercihleri, pozitif ve negatif öğrenmenin etkisiyle edinilen kendini gözleme genelleştirmeleri olarak görülmektedir. Tablo 4’ te meslek tercihlerine etki eden olumlu ve olumsuz araçsal ve
çağrışımsal öğrenme örnekleri verilmiştir.
Tablo 4: Meslek Tercihlerine Etki Eden Olumlu ve Olumsuz Araçsal ve Çağrışımsal Öğrenme Örnekleri
Tercihlere Etki Eden Öğrenme Yaşantıları
Öğrenme Tarzı Olumlu Olumsuz
Araçsal Bir kurs, meslek, çalışma alanında başarılı performans olarak tanımlanan etkinliklere katılmak için olumlu olarak pekiştirilme Bir kurs, meslek, çalışma alanında başarılı performans olarak tanımlanan
etkinliklere katılma konusunda cezalandırılma ve / veya pekiştirilmeme
Çağrışımsal Bir kurs, meslek, çalışma alanında başarılı performans olarak tanımlanan etkinliklere katılmak için pekiştirilen bir modeli gözleme Bir kurs, meslek, çalışma alanında başarılı performans olarak
tanımlanan etkinliklere katılma konusunda cezalandırılan ve / veya çok az pekiştirilen veya pekiştirilmeyen bir modeli gözleme
Çağrışımsal Bir kurs, meslek, çalışma alanıyla ilgili tanımlanan olumlu sözcükler ve imajlarla karşılaşma Bir kurs, meslek, çalışma alanıyla ilgili tanımlanan olumsuz sözcükler ve imajlarla karşılaşma
Araçsal ve Çağrışımsal Bir kurs, meslek, çalışma alanına katılmada model olan veya destekleyen, değer verilen bir kişi tarafından sürekli olarak olumlu bir biçimde pekiştirilme
Öğrenme Yaşantıları ve Meslek Kararını Verme Becerileri
Mesleki karar verme becerileri, görev – yaklaşım becerilerinin bir yapısı olarak görülebilir. Meslek tercihleri gibi, mesleki karar verme becerileri de temelde öğrenme yaşantılarıyla kazanılır. Tablo 5’ te
mesleki karar verme becerilerine etki ettiği varsayılan olumlu ve olumsuz araçsal ve çağrışımsal öğrenme yaşantıları verilmiştir.
Tablo 5: Mesleki Karar Verme Becerilerine Etki Ettiği Varsayılan Olumlu ve Olumsuz Araçsal ve Çağrışımsal Öğrenme Yaşantıları
Mesleki Karar Verme Becerilerine Etki Eden Öğrenme Yaşantıları
Öğrenme Tarzı Olumlu Olumsuz
Araçsal Mesleki planlama, kendini gözleme, amaç oluşturma ve bilgi toplama için gerekli olan bilişsel ve performans becerileri ve duygusal tepkiler için olumlu yönde pekiştirilme Mesleki planlama, kendini
gözleme, amaç oluşturma ve bilgi toplama için gerekli olan bilişsel ve performans becerileri ve duygusal tepkiler için olumsuz yönde pekiştirilme
Çağrışımsal Etkili mesleki karar verme stratejilerine katılan gerçek veya hayali modelleri gözleme Mesleki karar verme çalışmalarına katılma girişiminde bulunan gerçek veya hayali modellerin ceza gördüğünü ve
çok az veya hiç pekiştireç olmadığını gözleme
Öğrenme yaşantısının geçerliliği Mesleki karar verme için gerekli bilgileri sağlayacak kişi ve diğer kaynaklara ulaşabilme Mesleki karar verme için gerekli bilgileri sağlayacak kişi ve diğer kaynaklara çok az
ulaşabilme veya hiç ulaşamama
Meslek seçimi çok uzun bir zaman sürecinde bir çok etkinin karşılıklı etkileşimi ile oluştuğu için karmaşık bir süreçtir. Meslek danışmanlarının rolü, danışanların meslek tercihi, eğitim ve işe giriş
kararlarının mümkün olduğu ölçüde gerçekçi olarak verebilmeleri için karar verme becerilerine sahip olmaları konusunda onlara yardımcı olmaktır. Ayrıca, psikolojik danışmanlar danışanların uygun mesleki –
araştırma öğrenme yaşantılarına sahip olmaları, bu yaşantılarının kişisel sonuçlarını değerlendirebilmeleri için onlara yardım etmelidirler.
• Kaygı Odaklı Davranışsal Görüş
Goodstein, mesleki problemlerde davranışsal yaklaşımların uygulanmasında kaygı konusunu ileri sürer.
Kaygı, gerçekte nötr bir uyarıcıya öğrenilmiş veya kazanılmış bir duygusal tepki olarak tanımlanmaktadır.
Goodstein’in hatalı meslek seçimi davranışında, temeli kaygı olan iki genel neden olduğunu gözlemiştir.
1. Danışanların meslek planlarını formüle etme ve bunu gerçekleştirme konusunda gerekli olan bilgiyi edinmek için yeterli fırsat bulamamaları
2. Kaygının engelliyi etkileri nedeniyle fırsatları kullanamama veya gerekli bilgileri toplayamama.
Ergenler ve genç yetişkinler, meslekler konusunda karar verebilmeleri için güçlü toplumsal baskılar bulunması nedeniyle kaygıyı kontrol altına almanın bir yolu güç bir karar olan meslek kararını vermekten
kaçınırlar.
Davranışçı bir danışman her bir durumda meslek hakkında yeterli bilgi elde edememek nedeniyle yaşanan mesleki karasızlık sonucu ortaya çıkan kaygının derecesini ve karar vermek için uygun becerileri kazanmaktan
veya kullanmaktan danışanı alıkoyan engelliyici kaygının derecesinin ne olduğunu belirlemelidir.