PSİKOLOJİ

>>Ana Sayfa

Klinik Psikoloji / Cinsel İşlev Problemleri  
   

Kadında Orgazm

Mastürbasyon

Fetişizm

45 yaş Üstü erkeklerde Cinsel Yaşam

45 yaş Üstü Kadında cinsel Yaşam

Gebelikte Cinsel Yaşam

Vaginismus ( kadında Cinsel İlişkiye girme korkusu)

Erken Boşalma

Kadında Orgazm
Cinsel birleşmenin doruk noktası olan orgazm cinsel tatminin en yüksek derecesidir. Hemen hemen her kadın orgazma ulaşabilir. Bir zamanlar orgazm namuslu kadınların hiç başından geçmeyen bir şeydi. Bu anlayışa göre kadın kısmı dişini sıkıp cinsel birleşmeye katlanmak zorundaydı. Yani hafif kadınlar zevk alabilir ve bunu eşine hissettirir anlatırlardı. Seks terapistlerinin yaptıkları pek çok araştırma bu fikirlerin ne kadar yanlış, ne kadar doğruya aykırı, sağlıksız bir şey olduğunu ortaya koydu. Kadınlar cinselliğin zevkinden ve tatmininden yoksun bırakıldıklarını bazen de kendi kendilerini bıraktıklarını anladılar. Yani orgazm cinsel isteğin doğal sonucudur.

Cinsel tepkileri normal olan her kadın cinsel birleşmede ya da mastürbasyonla her seferinde bir ya da birkaç orgazma ulaşabilir. Üstelik orgazm en yüksek cinsel tatmin biçimi olarak gereklidir. Orgazmın ilk işareti döl yolunun alt bölümlerinden başlayan ritmik kasılmalardır. Orgazm her iki eşte de aynı anda meydana gelebileceği gibi ayrı zamanlarda da olabilir. Dalgaları andıran kasılmalar döl yolundan döl yatağına geçerler. Sonra kadın bütün bedenini tatlı bir sıcaklığın kapladığını duyar. Soluk alma artar, kalp atışı hızlanır. Orgazmın sonuçlanmasından bir iki dakika sonra bunların hepsi normale döner.

Kadın orgazmdan hemen sonra ikinci bir orgazma ya da peşpeşe bir dizi orgazma geçebilir. Cinsel birleşme sırasında erkek eşi kesinlikle orgazma gelinceye kadar kendi orgazmını geciktirirse kadına bu bakımdan yardım etmiş olur. Kadın orgazm dönemini erkekten çok daha uzun süre uzatabilir. Erkek orgazmı en çok birkaç saniye sürdüğü halde kadın birbir ardından bir dizi orgazma ulaşabilir. Bu süre yirmi saniyeden bir dakikaya kadar uzayabilir. Klitoris orgazmı olsun cinsel birleşme orgazmı olsun veya mastürbasyon yapılmış olsun kadın hepsinden aynı zevki almaktadır. Sonuç olarak kadınlar cinsel birleşmeden zevk almaya hakları olduğunu bilmelidirler. Her cinsel birleşmede orgazma ulaşmayabilirler. Bu son derece normaldir.


Mastürbasyon
Özellikle ergenlik ve delikanlılık çağında bir cinsel boşalma yolu olan mastürbasyon genellikle bireyin ya da ailenin bu eyleme verdiği anlam ve önem oranında bir sorun olmakla kalmayıp, aşırı oranlarda yapılması durumunda ileri cinsel hayatta erken boşalma ve iktidarsızlık gibi cinsel işlev bozukluklarına neden olmaktadır. Ayrıca birçok araştırmada belirtildiğinin aksine masturbasyon sonrası duyulan suçluluk duygusunun aile ve çevre baskısından büyük oranda bağımsız, içsel bir mesele olduğudur. Bunlarda gerçek sorun bu kişilerin yalnızlıkları, ilişki kuramayışları, çevre ile ilgilerinin uğraşlarının azlığıdır.

Masturbasyon yalnızlığın, ilişki kuramayışın, ilgi ve uğraşı azlığının bir sonucudur. Yani sonuç olarak söyleyecek olursak masturbasyon yapmak ne tehlikeli ne sakıncalıdır. Rahatlıkla suçluluk ve korku duymadan yapılabilmelidir. Bunda herşeyde olduğu gibi aşırıya kaçıldığında ve karşı cinsle ilişki kurmaya tercih edildiğinde bir sorun teşkil edecektir. Böyle bir durumda bir psikologla görüşmeniz doğru olacaktır

Düşük SES’teki erkek ergenler mastürbasyonu kısırlaştırıcı olarak düşünür ve yüksek SES’ ergenlerine oranla daha az olasılıkla mastürbasyon sırasında fantazi kurarlar (Gagnon ve Simon 1973). Mastürbasyon üst SES’te daha kabul görücü iken, sıklıkla suçluluk ve anksiyete eşlik etmektedir (Kinsey ve ark, 1948). Ergenlikte, erkek çocukları kızlara oranla mastürbasyona çok daha açıktır . 15 yaş öncesi erkeklerin %80’i , kızların %20’si mastürbasyon yapmıştır (Kinsey ve ark 1948, 1953). Son zamanlardaki veriler ergen kızların %24’ü mastürbasyon yaptığına işaret etmektedir (Coles ve Stokes 1985).

Mastürbasyonda cinsel ve agresif gerilimleri kişi kendi regüle ettiğinden dolayı, genital uyarılmaya sıklıkla fantaziler eşlik eder. Fantazinin içeriği bilinç dışı olabilir veya günlük rüya, oyunlar veya ilişkiler olabilir (Freud 1965). Fantaziler sıklıkla çocuk kalma arzularını ve yetişkin olama arzularını yansıtır (Moore 1975). Sağlıklı ergenler cinsel partner arayışını içeren mastürbasyon fantazilerine sahiptir.

Erkek ergenlerin fantezileri dışa dönük ve agresif fantaziler olup, cinsel arzuları genitaller üzerine odaklaşmıştır. Ergen kızlarda otoerotik aktivitelere daha az açıktırlar ve daha az olasılıkla bilinçli fanteziler eşlik eder. Erkeklerden farklı olarak kızlar genitallere odaklaşmazlar, genital öncelik flörtten daha sonra gelir (Lamb, 1980). Mastürbasyonla orgazma ulaşan kızlar bile kendi genitalleri zevk kaynagı olarak tanımlamazlar. Kızların mastürbasyon fantezileri romantizm ve sevgi üzerine odaklaşmıştır ve sıklıkla pregenital teşhircilik, sadomazoşizm ve narsistik temalar içerir (Moore 1975).

Her iki cinsiyette yaşın artmasıyla fanteziler realistik ve dışa dönük olmaya başlar. Ergen kızların %60’I, erkeklerin %32’si fantezilerinde gerçek kendilerinden farklı olarak kendilerini hayal ettiklerini bildirmiştir. Kadınların fantezileri daha çok görünüşleri ile ilgilidir. Kızların yarısı fantezilerinde kendilerini daha güzel olduklarını, %23’ü daha ince göründüklerini bildirmektedir (Kirkendall ve McBride, 1990). Yetişkin kadınlarda da fantezilerin çoğu fiziksel görünüş ile ilgilidir.

Fetişizm
Fetişizm aslında cinsel anlamı olmayan fakat birey için simgesel ve cinsel çekicilik kazanmış bir nesne ile cinsel doyum tutkusudur. Örneğin, çorap, ayakkabı, kalem, mendil, topuk gibi nesneler bilinen fetişist nesnelerdir. Normal insanlarda cinsel organa ya da vücudun tümüne yönelen cinsel ilgi fetişistte fetiş saydığı bölgelere ya da nesnelere yönelir. Bu cinse ilgi yaygınlaşacağı yerde kendisine çekici gelen fetişe takılı kalır. Araştırmalara göre fetiş karşı cinsten çekinen ve erkeklik gücünden emin olmayan erkekler için bu korkularını yenmelerini ve özgüven kazanmalarını sağlayan bir araçtır. Fetişler kadın cinsel organının simgeleridir. Bunlar genel ya da özel olarak kadın cinsel organıyla dolayısıyla da bir bütün olarak kadınlıkla ilgilidirler. Fetişizmin, fetişin doğrudan doğruya gerçek cinsel eşin yerine geçtiği ve fetişistin doyumu mastürbasyon yoluyla sağladığı gerçek sapmadan, fetişin yalnızca erkeğin kendine güven duymasını ve cinsel duyarlılığının sürekli olmasını sağlamak için kullandığı türe değin pek çok türü vardır. Bir çok erkek cinsel ilişki sırasında fantezilerine yardımcı olacak kimi fetişlere başvurur. Bu fetişizmin yumuşak bir biçimidir. Bu tür fetişler özellikle erkek yorgun olduğunda ya da cinsel ilişki kimi nedenlerle kendisine yeterince doyum sağlamadığı zaman kullanılır. Fetişistler cinsel eşlerini özel olarak seçmek zorundadırlar. Eşler durumu anlamalı, anlayışla karşılamalı ve eşlerine onlara çekici gelen korkuyu sürerek veya giysileri giyerek yardımcı olmalıdırlar. Fetişizmi bilen ve anlayışla karşılayan eş fetişin ilişkinin başlangıcı için gerektiğini erkeğin kendisini sevmesi için cinsel heyecan duymasını sağlayan bir araç olduğunu ve erkeğin kendisinin çekiciliğine ve güzelliğine bir kusur bulmasının söz konusu olmadağını bilir. Yani sonuç olarak söylediğimde belli ölçülerde fetişist bir eşle birlikte olmak cinsel ilişkiye bir başka bakış açısı getirecek ve ilişkiyi zenginleştirecektir. Fetişistler içe dönük, çekingen kimseye zararı olmayan kişilerdir. Herkez içinde pek az düzeyde de olsa fetişizö tohumları taşıdığından bu çok yaygın cinsel sapmanın giderek daha geniş bir biçimde anlayışla karşılanacağını söyleyebilirim.

45 yaş Üstü erkeklerde Cinsel Yaşam
Erkeklerin yaşlandıkça cinsel yeteneklerini kaybettikleri inancı bir efsanedir. Asıl doğru olan bir çok şeyde olduğu gibi cinsellikte de yaşın pek önemi olmadığıdır. Bir erkeğin cinsel hayatındaki değişikliği fark ederken karşılaşacağı ilk şey penis sertleşmesine uzun bir sürede ulaşmasıdır. Erkek bu durumda önce paniğe kapılacak sonra da sinirlenecektir. Bu durum gerginlik yaratır. Sertleşme için kendisine daha fazla zaman ayırmalı, elle uyarı yapmasının normal olduğunu bilmelidir. Kadın da eşinin daha yavaş olacak olan ritmine uymayı öğrenmelidir. Orgazma ulaşma da uzun sürede olacaktır. Bu sürenin uzun olması iktidarsızlıkla bağlanmamalıdır. Bu konuda geliştirilecek korku sonucu boşalım gecikmekle kalmaz penisin sertleşmesi de güçleşir. Yani olumlu olabilecek olan avantajlar boşa gider. İlişkinin uzaması kadın için hoţ bir şeydir. Kadınlar orgazma daha rahat ulaştıklarından uzun süreli sevişme onların tam bir tatmine ulaşma şanslarını artırır. Gençlikteki acelecilik ve hızlılık kadınlarda sık sık tatminsizliğe yol açar. Yani kendi avantajlarınızı rahatlıkla kullanmalısınız. Meninin az olması kısa bir uzaklığa fışkırması alınan zevkin azalması anlamına gelmez. Bu yaşta tecrübenin avantajlarının yaşanması unutulmamalıdır. Hekimler sağlıklı ve olumlu bir ruhsal yapıya sahip erkeğin en az 80 yaşına hatta daha fazlasına kadar cinsel hayatının başarıyla devam edeceği fikrinde birleşmektedirler.

45 yaş Üstü Kadında cinsel Yaşam
Kadınları kaygıya düşüren şeylerden biri yaş dönümüdür. “Menopoz”. Kadınlar genellikle yaş dönümü ile birlikte yalnız üretkenliklerinin değil canlılıklarının ve çekiciliklerinin de kaybolmasından korkarlar. Bir kadının üretkenliğinin sona ermesi ama cinsel hayatının sona ermemesi, menopoz veya yaşdönümü olarak adlandırılır. Çocuk sahibi bazı kadınlar için bu dönem bir kurtuluş yoludur. Yeniden gebe kalmak korkusu ya da gebeliği önleyici yollara başvurma zorunluluğu ortadan kalkar. Çocuk sahibi olmamış kadınlar için bu dönem daha acı olabilir. Böyle bir kadın son şansını da kaybettiğini ve artık anne olamayacağını bilir. Yaş dönümü için ortalama yaş 45’dir. Yaş dönümünün adet görmenin bütün bütüne ve sürekli olarak kesilmesiyle başladığı bilinmektedir. Yaş dönümünün yol açtığı rahatsızlıkların çoğu ruhsal nedenlidir. Sinirlilik, aşırı duygusallık, baş ağrıları, uykusuzluk, dikkatini toplayamama, korku ve bunalımlar. Yukarıda çok net olarak belirttiğimiz gibi bu dönemde seks hayatı bitmez. Sadece kadında ortaya çıkan hormon dengesizlikleri ve ruhsal değişmeler sonucu kadın kendini seks hayatından izole etmek yoluna gider. Bu tamamen yanlış bir tutumdur. Yapılan bilimsel araştırmalar bu tutumun değiştirilmesini savunmaktadırlar yani kadın kendisini daha çirkinleşmiş hissedebilir. Bu konuda kendine bakması, özen göstermesi ve eşiyle cinsel ilişkiye mutlaka girmesi uygundur. Ve de artık doğum kontrol korkusu da olmadığı için daha sık ve daha rahat cinsel ilişkiye girecektir

Gebelikte Cinsel Yaşam
Bu dönem çiftin bütün düşüncelerini doğacak bebek üzerinde yoğunlaştırdıkları bir dönem olmaktan çok çiftin birbirleriyle olan ilişkilerini olgunlaştırdıkları bir dönemdir. Bazı kadınlar bu dönemde cinsel ilişkiye çok aşırı bir düşkünlük gösterirler. Bazıları da kocalarına karşı soğuk ve isteksiz olurlar. Erkek cinsel organıyla bebeğe hiçbir zarar veremez. Gebelik döneminde cinsel ilişki zarar vermek bir yana kadının rahatlamasına yardım eder. Gebelik sevişmede değişik pozisyonları denemek için en uygun dönemdir. Ek yastıklar büyük ölçüde yardımcı olabilir. Bedenin bozulduğu duygusuna kapılan kadına eşi yardımcı olmalıdır. En önemlisi erkek kadına çok çekici olduğu ve istendiği duygusunu vermelidir. Bunu karısını yemeğe çıkararak, ufak tefek armağanlar alarak verebilir. Kadındaki gebelik döneminde ortaya çıkan cinsel ilişkiye girme isteksizliği gebelikten sonra da devam ederse bir psikologa vakit geçirmeden gitmek gereklidir. Bazen de erkek gebelik süresinde eşi ile cinsel ilişkiye girmekte zorlanabilir. Böyle bir durumda bir psikologa gitmek doğru olacaktır. Düşük tehlikesi varsa bu dönem doktor tarafından bildirilir. Genel olarak bu tehlike ilk üç ayda biter. Gebelik döneminde bir çok çift cinsel ilişkide bulunmaktan büyük zevk alırlar. Gebeliğin herhangi bir anında sevişmeye ara vermeleri konusunda kesin kurarlar yoktur. Her çiftin kendi kurallarını koyması en iyi yoldur.

Vaginismus ( kadında Cinsel İlişkiye girme korkusu)
Toplumumuzda hala kadının cinsel istek ve canlılığını belli etmesi hoş karşılanmamaktadır. Çocukluktan beri ağır ayıp ve günah duygusuyla yetişen kızların evlenince kendilerini cinsel ilişkide zevk duymaya bırakması, doyuma, orgazma ulaşması güç olabilir. Kadının haz duyması erkeğin mekanik bir işlemi ile genellikle sağlanmaz. Okşanması, sevilmesi, rahatlatılması gibi etkenler ve kendi çekingenliklerini yenebilmesi son derece önemlidir. Bu bakımdan yaygın bir sorun olduğu düşünüldüğünde hekime başvuranların sayısı oldukça seyrektir. Vaginismus yani cinsel birleşme sırasında kadının kaslarının kasılarak cinsel birleşme olanağına kendini kapatması durumu Kadın Doğumcular ve psikologlarca oldukça sık görülür. Vaginismusun nedenleri de çocukluk çağından kalma korkular, suçluluk, ayıp ve günah duygularıdır. Korkular en çok kadının simgesel olarak zihninde aşırı büyüttüğü bir penis yüzünden çok acı çekme, parçalanma korkularıdır. Ayrıca gebe kalma korkuları da önemli olabilir. Bu durumun tedavisi için genellikle önce kadın doğumculara başvurulur ve genişletme denemeleri yapılır. Çoğu sonuç vermez. Hem erkek hem de kadın için önemli bir savaşım ortaya çıkar. Her ikisi de büyük bir sınavın içinden çıkmaya çalışırken heyecanlar ve korkular artar. Önce kadının ve erkeğin rahatlaması, gevşemesi, heyecan ve korkularının yatıştırılması gerekmektedir. Bu problemde çözüm kişinin eşiyle birlikte katıldığı psikologların uyguladığı seks terapi yöntemidir

Erken Boşalma
Erkekte erken bosalma sürekli olarak ya da yineleyici biçimde , çok az bir cinsel uyarilma ile ve kişinin istemesinden önce kadın cinsel organı vajinaya girme öncesi, girer girmez ya da hemen sonra boşalmanın olması olarak tanımlanır. Ancak bir doktor erken bosalma tanısı koyarken yas, cinsel es ya da durumun yeni olması ve son zamanlardaki cinsel etkinliğin sıklığı gibi uyarilma evresinin süresini etkileyen faktörleri göz önünde bulundurmalıdır. Mas ters ve Johnsun 1970'lerde erken boşalmayı, bir çiftin cinsel birleşmelerinin en az % 50'sinde, erkeğin boşalmayı kadının orgazma ulaşmasına kadar yetecek kadar erteleyememesi olarak tanımlamışlardır. Onlara göre, cinsel zevke önem vermeyen kadınlarla, hayat kadınlarıyla veya yakalanma korkusu olan bir ortamda kız arkadaşlarla yaşanan erken cinsel deneyimler, düşük fizyolojik uyarilma eşiğinde boşalmanın öğrenilmesine ve koşullanma yoluyla sürdürülmesine neden olur. Amerikalı terapist H.S.Kaplanma göre erken bosalma vajinal girişten boşalmaya kadar geçen zaman , giriş çıkış şayisi veya boşalmadan önce kadının orgazm olup olmaması gibi terimlerle tanımlanamaz. Önemli olan süre değil, "bosalma refleksi" üzerinde İSTEMLİ DENETİMİN olmamasıdır. Yüksek uyarilma düzeylerinin bosalma ortaya çıkmadan sürdürülebilmesi ise "bosalma denetimi" Nis gösterir. DSİ III(PSIKIYATRIK TANI KİTABI) bu anlayışla boşalmanın, erkeğin isteğinden önce ortaya çıkmasını, erken bosalma için tanımlama ölçüsü olarak kabul eder. Erken bosalma 25 yıldır tartışılmaktadır.
Cinsel birleşmelerin olumlu ve doyurucu sonu orgazmla biter. Aşk oyunları ile başlayan birleşmelere hazırlık dönemi, cinsel birleşmeyle olgunluğa, doruğa erişir ve eşler için istenilen sonuç sağlanır. Birlikte orgazm her şeyden önce eşlerin birbirlerini tanımaları, cinsel olgunluk ile olabilir. Bu konuda erkeğin rolü büyüktür. Erkek yapısı gereği daha çabuk orgazm olur. Kadının duygulanma koşulları değişik etkenlere bağlıdır. Şu ya da bundan karşılıklı orgazm olamamak, eşler arasında cinsel soğukluk, özellikle kadında sinirsel gerginlikler yaratır. Cinsel doyumdan sonra erkeğin isteği birden söner. Kadında ise zevk yavaş yavaş düşer. Ayrıca cinsel birliğin sonunda, kadının nasıl bir ruhsal durumda olduğunu düşünmek gerekir. Cinsel birleşmeden sonra, kadının kendisini bir zevk aracı gibi düşünmesine olanak verilmemelidir. Erkek, davranışları ile onu yüceltmeli, sevgi ve ilgisini bir süre daha sürdürmelidir. Birçok kadının şikayetleri arasında, erkeğin kendini düşünmesi, cinsel doygunluktan sonra arkasını dönüp uyuması gibi sorunlar vardır.
Bazı erkeklerde ise, bu durumun tam tersini görmekteyiz. Böyle erkekler, öncelikle eşlerini de doyurma çabasına düşerler, kendilerini ikinci plana alırlar. Bu davranış süreklilik kazanırsa, erkek her keresinde kendi refleksini kıracağından, bu tür koşullanmaya bağlı bazı şikayetlerle karşılanabilir. Cinsel birleşmelerin kişiden kişiye değişen yapısı ise birer koşullanmanın ürünüdürler. Erkek kendini tutmayı öğrenirken, kadın da erkeğine karşı içtenlikle ve istekle dönük olmalı, tüm sorumluluğu ona yüklememelidir.Bazı erkekler, gebelikten korunmak için meniyi vajinaya bırakmaz. Bu da birlikte orgazmı engelleyebilir.
"Sürekli ya da uzun süre doyuma ulaşamayan kadın, eşini aldatabilir" yargısı yanlıştır. Çok kişi tatmin olmayan kadının eşini aldatabileceğini sanır. Bu kadınlar giderek eşlerine karşı soğukluk duyabilirler. Ancak aldatma mekanizması daha karışıktır. Bu eylemin altında başka şeyler yatar. Örneğin: Kadın, kendini yüceltmek ya da eşinin kaba davranışlarını protesto etmek ve ekonomik vb. nedenlerden bu yola başvurabilir.
Aldatmada, cinsel doyumun fizik yönünden çok, kadının ruhsal durumunun, eşinin kendisine karşı davranışlarının rolü vardır. Erkek, eşi ile severek ve kişiliğine değer vererek ilgilenmelidir. Bu ilgi, kadının tüm davranışlarına ortak olma biçiminde aşırılık kazanırsa, bu kez ters bir etkiyle kadını sıkar. Kadın, eşinde görmek istediği erkek kişiliğini bulamamanın ezikliğini duyar. Bu da tehlikeli ilgilere yol açabilir.
Tüm yaşamı boyunca, bir kez bile orgazm olmamış, cinsel birleşmeleri gereksiz bir görev, bir yükmüş gibi benimseyen kadınların sayısı da az değildir. Cinsel yaşamdan payına düşeni alamamış böyle kadınlar, kişiliklerini başka yönlerde yüceltmeye çalışırlar. Örneğin, çocuklara çok düşkün, geçimsiz, karamsar vb. olurlar.Doyumsuzluk, genellikle ruhsal alanda yıkım yapar. Bu durum kişinin yaşamı ve yakınları yönünden oldukça önemli bir kondur. Kişinin ruh sağlığı, kişilerin ruh sağlıkları ile bir uyum içinde geliştiğinde, cinsel doyumdan yoksun olanlar, işyerlerinde, sosyal ilişkilerinde, aile çevrelerinde rahat olamamaktadırlar ve iş verimleri düşmektedir. Örneğin; o gün anlayışlı ve keyifli olan bir amir için daire arkadaşları: "Dün akşam iyiydi galiba" gibilerinden yorumda bulunurlar. Bu gibi yorumlarda genellikle gerçek payı vardır.İnsan çok yönlü sosyal bir varlıktır. Tüm yaşamı cinsel olaylarla sınırlı kalmış değildir. Ama kişi yaşamında, cinsel olayların da rolü oldukça büyüktür.

   Konuyla İlgili Olabilecek Bu Siteleri Ziyaret Edebilirsiniz